Log #12
Selam
Yine Türkiye'ye geldim ve yine hasta oldum... Türkiye'ye her gelişimde hastalanıyorum nedense. Hava değişiminden sanırım. Zaten genel olarak çok kolay hastlanan biriyim. Gerek virüsel gerek bakteriyel bir enfeksiyon olsun, o kadar hassasım ki. Sürekli ateşim çıkar grip olurum veya bağırsakları bozarım falan. Alerjilerden hiç bahsetmeyeceğim bile. Toz akarlarına karşı inanılmaz derecede kötü bir alerjim var. Her güne bir hap ve burun spreyi kullanarak başlamak zorundayım. Çevreme sürekli şaka olarak bu gidişle 60 yaşımı geçmeden öleceğimi söylüyorum.
Bugün Acemoğlu ve Robinson'ın Why Nations Fail kitabını okumaya başladım. O kadar sıkıldım ki. Kitapta verilmeye çalışılan mesajı anladığımı düşünüyorum ve büyük çoğunlukla tezlerine katılıyorum. Ancak, yazım olarak inanılmaz sıkıcı bir kitap olduğunu söylemeliyim. İlk başlarda sanki bir tarih kitabı okuyormuşum gibi Güney Amerika'nın kolonileştirilmesi üzerinden gerçekten ihtiyaç olmadığını düşündüğüm bir ton detay veriliyor. Bir konuyu anlatmak için sayfalar dolusu bitmek bilmeyen factler ve tarih bilgileri vermen gerekiyorsa o konuyu anlatamıyorsun demektir, bu çok net. Daha ilk paragraftan olayı nereye bağlayacaklarını anlamıştım şahsen, ve sonrasındaki deneyimim -her ne kadar tarih okumayı sevsem de- bir işkence gibi geçti çünkü verilmeye çalışılacak olan mesajı ta en başından anladığım için bir an önce bitmesini dilemeye başladım. Yazılanların içeriğiyle ilgili bir sorun değil bu, sadece genel bir yapısal hata var. Kitabın genelinde de benzer bir durum hakim maalesef. Çoğu zaman iki yazarlı kitaplarda bu duruma rastlıyorum. Sebepleri muhtelif olabilir tam olarak bilmiyorum ama bildiğim tek şey benim bu tür bir formatı sevmediğim. Ben jeolog olmamdan ötürü ekonomi gibi diğer "bilim" dallarında olan gelişmelerden hemen haberdar olamıyorum. Herhangi bir güncelliğim yok yani. Sonuç olarak bu kitabı da ancak nobel ödülü verildikten yaklaşık 2 yıl sonra, büyük ölçüde nobelin etkisi altında okudum. Nobel verilmeseydi hiç bakmazdım muhtemelen. Sonuç olarak bu kitapta örnek olarak gösterilen siyasi olaylar da 2026 itibariyle güncelliğini yitirmiş olabiliyor. O açıdan da, eski siyasi olayları tekrardan okumak, ayrı bir sıkıcılık yarattı.
Önümüzdeki hafta bir arazi gezisine çıkacağız. 2024 yılında aldığım harita kampı dersi kapsamında ufak bir web sitesi yapmıştım, ve 2 yıl önce yaptığım ufak çaplı projeden esinlenerek son 3 günümü vibe coding ile geçirdim ve ortaya güzel bir şey çıkarmayı başardım. Arazi gezisi için ayrıca yeni bir çekiç aldım :) Bakalım nasıl geçecek...


Yorumlar